Mutluluk veya acı gibi deneyimlerimiz, o anda gözlemlediğimiz algılarımıza (sensations), imgelerimize (images), hislerimize (feelings) ve düşüncelerimize (thoughts) dayanır. Bu terimler İngilizce’de SIFT olarak tek bir akronimde toplanır. Her an farklı bir gözlem içerir, hem gözlemyen bizler, hem de gözlemlediğimi olgu
gönülne çay ister ne çayhane;gönül sohbet ister çay bahane!Ey fani kardeşlerim hayat herşeye rağmen devam ediyor.ama bilinen şu ki aldığımız nefes birgün ALAHIN emriyle sona erecek.Gaye beraberinde ne ***ürüyoruz.Nice evliyalar.alimler hep bu doğrultuda yürümüşler.yani amelimiz.ALAH onlardan razı olsun.Hz.Mevlana’nın dediği gibi ne olursan ol gel yine gel,bizim
SolYanım. 137,613 likes217 talking about this. Solumda sen varsan, hersey tamam.
– O, artık benim kızım değildir, anlıyor musun, onu kızım saymıyorum, ama yabancılara yük olarak da bırakamam. İstediği gibi yaşayabilmesi için her türlü yardımı da yaparım, ama onu tanımak bile istemem. Evet, evet! Başıma böyle bir şey geleceği hiçbir zaman aklımdan geçmezdi Feci, feci! Omuzlarını silkti, başını sallayıp gözlerini havaya kaldırdı
Hayatdevam ediyor derken sanki yorgunsun bir sıkıntı var. Ama evet herşeye rağmen hayat devam ediyor. Nice mutlu günler dilerim. 3+ yıl önce mervesu. 3 0.
e5bvWV. HERŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSE Orda Mıyız Merkez? Ben geldim tekrar bu kızın kalbi bere içinde toparlanıyorum yavaş size bahsetmiştim yakın da düğünüm bulutların pespembe hayallerim bir yuvam olacaktı ve güzel de çocuklarım olacaktı...Hayaller tuzla buz kadar istesem de bazı şeyleri yolunda gitmeyen bir çok konu olunca ilişkiyi bitirme kararı almamda nişanlımın aile faktörü başroldü. Zor bir karardı bu benim için inanın sevdiğinden ayrılmak ister?Kim yüreğine taş basmak ister?Hiç pişman olmadım bu kararı daha iyi ki ayrılmışım konusunda sadece sevmek yetmiyormuş bunu veya eşinizin ailesi de sevmeli,sizi kendi kızı veya oğlu olarak sizi dışlıyorlarsa,sürekli size hakaret ediyorlarsa,partnerinizi size karşı dolduruyorlarsa o ilişki bir arpa boyu yol durduğu yerde döner da bitmeye mahkum de öyle cumartesi düğünüm yangın yerlerden geçtim,oturtuğumuz yerlerde oturdum .Böyle nasıl anlatsam şuan yazarken bile boğazım düğüm düğüm, yüreğim avucumda attığını hissettim. Dayanacağım ,kendim için .Çünkü hayat devam meğer yaşamam sıfırdan bir imtihan bu da şükür bu sınavı da zor da olsa tavsiyem eğer evliliğe giden bir ilişkiniz varsa ,mutlaka eşinizin ailesini de çok iyi size gül yüzünü gösterip ,sonra dikenlerini sizi ne olursa olsun kimseye ezdirmeyen ,size sahip çıkan insanları kuzusu,kardeş sözünden çıkmayan ,anasına danasına size laf ettiren insanlardan Rabbim sizleri uzak tutsun. Böyle insanlar yüzünden insanlığımı çok şükür bir değil rağmen gülen yüzüm sevgimi haketmeyenlere verecek bir kalbim yok,sizinde kimsenin üzmesine izin vermeyin. Sevgilerimle, KİMYAGER BİR KIZ
"Bilirdim çiçek satan çingene kızlarını Onlar bütün şimdileri, bütün zamanlara Bir gül parasına satardı." - Didem Madak, Kalbimin En Doğusunda "Çingene çocukların gülleri mor olmadı Aşka bunaltıları onlar getirmediler." - İsmet Özel, Seni Olan Yenilgi Doğduğumdan beri İstanbul'da yaşıyorum. Bebekliğimden itibaren 30 yılı aşkın bir süredir sakini olduğum semtleri şöyle sıralayabilirim Cerrahpaşa, Avcılar, Kocamustafapaşa, Ayazağa, Acıbadem, Küçükçekmece. Her birinde farklı bir iklim, farklı bir fotoğraf vardı ancak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Cerrahpaşa-Kocamustafapaşa arası ile Acıbadem-Üsküdar arasının bendeki yeri tarifsizdir. Lise yıllarımda sevemediğim Yahya Kemal'i anlamaya başlayıp sevmeme, şehir düşüncesine olan merakıma, “Şerefü’l-mekân bi’l-mekin" sözünün manasını kavramama ve Sadettin Ökten'e olan düşkünlüğüme yine bu semtler 'aracı' olmuştu. Bunca ikametgah değişimi şüphe yok ki yeni yerler görmemi sağlamış, farklı ilgi alanları ortaya çıkarmıştı. Mezar taşları, çeşmeler, eski dükkanlar, tekkeler, türbeler, kahvehâneler, çay ocakları, tatlıcılar... Derken ne oldu? Bir şehrin yahut bir semtin tarihine merak duymanın hemen peşinden tarihle, coğrafyayla, kültürle, sanatla hemhal çok ciddi bir mesai ortaya çıktı. Kitaplar, dergiler, ihtiyarlar, gençler, çocuklar, söyleşiler, sazlar, sözler... Sokakla, mahalleyle daha fazla, hatta kesintisiz bir irtibatımın olduğu yıllarda annelerimiz daima bir tembihte bulunurdu Tanımadığından bir şey alma, çingenelerden uzak dur. Evvela mahallede tanımadığımız birileri pek yoktu, olursa da 'doğal güvenlik görevlileri' olan mahalle abileri gereken içtimayı yapar, şahsın GBT'si çıkarılır ve fazla gürültü etmeden mesele halledilirdi. Özellikle bazı semtlerde yabancı birinin sokaktan geçmesinin dahi mümkün olmazdı. Bu hâlâ bazı İstanbul semtlerinde geçerlidir. Zaten bizde yabancıya kız verilmez, yabancıyla görüşülmez, yabancıdan alışveriş yapılmazdı. Tanıdıklık, komşuluk mühimdi. Semtlerin arada bir görünüp kaybolan, sokaklarına girerken son derece temkinli olan bir yüzü de çingenelerdi. Onlar genellikle bir şeyler satar, hurdalar alır, atını dinlendirir yahut sokak çocuklarıyla sohbet ederdi. Bu son söylediğim, aileler tarafından tehlikeli bulunurdu. Ivırmak kıvırmak yok, çoğu zaman da haklılardı. Özellikle Avcılar'ın Deniz Köşkler Mahallesi'nde çok fazla çocuk kaçırılmış ancak kısa bir zaman sonra bulunmuştu. Çingeneler acayip bir biçimde korku unsuruna çevrilirdi bilhassa anneler tarafından Kolunu kırıp dilendirirler, dondurma verip kandırırlar, güldürüp kaçırırlar... Bir de bunun okulla ilgili tarafı vardı Teneffüslerde arkadaşlarından ayrılma, okuldan çıkarken çingenelerle göz göze gelme, onlara para verme... Kariyerle ilgili olan tarafını da söyleyeyim mi? Mesela Karnende bir zayıf olsun seni Sabit Usta'nın yanına veririm!.. Bu Sabit Usta istisnasız her semtte vardır. Kaportacıdır, yaşlı ve aksidir. Her zaman suratında motor yağı olur. Eli kolu simsiyahtır. Kendisi de arkadaşları da çingenedir. Kaportacılar âleminde saygın bir kişiliktir. Dolayısıyla derslerine çalışmazsan ilk çıraklık deneyimin biraz tehlikeli olabilir! Yine çocukluğumda sık sık Trakya ve Ege ziyaretleri yapardık ailemle. Akraba, eş-dost. O yollar çok keyifliydi. Özellikle Şarköy ve Mürefte yollarıyla Ayvalık'a giden yollar. Oralarda romanlar ortaya çıkardı. Çingene ve roman? Gel de işin içinden çık. İkisi de benziyor birbirine. Yoksa benzemiyor mu? Çocukken bu ayrımı yapmak güç. Nitekim Derya Koptekin de bu ayrımla fazla boğuşmamak bir şey yapmış kitabında; "Çingene/Roman" demiş. Doğru mu değil mi o kadarını bilemem ama okumayı kolaylaştıran bir çözüm. "Biz Romanlar Siz Gacolar", Haziran 2017'de İletişim Yayınları tarafından neşredilmiş bir kitap, taptaze yani. 2008 yılından beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde psikolog olarak görev yapan Koptekin, çingene/roman mahallelerindeki çocuklarla sıkı temas hâlinde. Birçoğunu öğretmeni ve doğal olarak ablası, hatta yarı annesi. Yazarın çingene/roman çocuklarıyla bu teması, ailelerini de az çok tanıma imkânı vermiş. Yaptığı grup terapilerinde her çocuğa söz hakkı vermiş, kısa sorularına gerçekçi cevaplar almış. Zaman zaman anneleri de gelmiş, tüm samimiyetleriyle anlatmış hikâyelerini. Çingene, roman, gaco kimdir? Neden birbirlerini severler yahut sevmezler? Kürtlerin bu karmaşıklıktaki yeri neresidir? Çalışma şekilleri, mahalleleri, evleri, evlilikleri, ayrılıkları, askerlikleri, kına geceleri, sünnet düğünleri, ayrımcılık, önyargılar ve çocukların gelecek hayalleri... Mustafa Aksu, Türkiye'de Çingene Olmak kitabında "Son 20 yılda kimliğini gizlemek imkânı olmayan ünlü sanatçı Çingelerin, kendilerini etnik köken ismiyle ilgisi bulunmayan Roman! olarak tanıttıklarına şahit oluyoruz" der. Yazılı basında da genellikle Çingene sözcüğünden kaçınılır, onun yerine Roman kullanılır. İlginç olan, üniversite öğrencilerinden ihtiyarlara kadar Roman ve Çingene sözcüklerinin hangi anlamları? karşıladığı hâlâ kocaman bir muallak. Derya Koptekin, kitabına bu minvalde bazı araştırmaları da eklemiş. Mesela İzmir menşeli online psikoloji dergisi ONTO'da yer alan bir araştırma sonucuna göre Roman denince akla gelen ilk sözcükler şöyle Müzik, esmer, çiçek, dans, göçebe. Çingene denince akla gelen ilk sözcükler ise şöyle Dans, eğlence, müzik, esmer, çiçek, kırmızı. Ne demiştik, bir de gacolar var. Onlar kim mi? Şehirliler. Evi, arabası olan ve mutlak zengin. Çingene/Roman çocukların bir çoğu gacolara özeniyor. Ama yeri geldiğinde onların kendilerini hor görmelerini kabullenemiyor, bir küfür sallıyorlar. Yine de yoksulluktan onları kurtaracak ilk semboller arasında ev, araba var. Çalışma koşulları açısından çok farklı mecraları olmuyor Roman/Çingenelerin. Kadınlar temizliğe gidiyorlar, erkekler de düğünlere, pavyonlara gidiyorlar müzik yapmaya. Bunların dışında elbette uyuşturucu satanı da var hırsızlık yapanı da. Pamuk tarlalarında çalışanların sayısı gittikçe azalırken robotlaşıp insan gücünden vazgeçen fabrikalar sebebiyle işsiz kalanlar da bir hayli fazla. Açık biçimde fakir bir sınıfı temsil ediyor Roman/Çingeneler. Fakat yoksulluklarını "o kadar da değil" hâline getiren çocukça ama samimi yorumları da her zaman var. 12 yaşındaki Hakan "Biz mesela zengin değiliz, ama babamla abim para biriktire biriktire, çalışa çalışa plazma aldı. Bilgisayarımızın kasası bozuldu... Bilgisayarımız var, plazmamız var" ile açıklıyor yoksulluğunun göze batmaması gerektiğini. Burada Koptekin, Richard Sennett'in ABD'li fırın işçileriyle ilgili söyledikleri arasında bir paralellik kuruyor "Kişi kendisi olduğu için saygı görmek ister. ABD'de sınıf kişisel karakter meselesi olarak algılanır. Dolayısıyla bir grup fırıncının %80'i "Ben orta sınıftanım," dediğinde, onların asıl cevap verdiği soru ne kadar para ya da nüfuz sahibi oldukları değil, kendilerini nasıl değerlendirdikleri sorusudur. Yani asıl cevap, "fena değilim"dir." [sf. 112] İlerleyen sayfalarda, Heidegger'ci söylemle çocukların bu 'acımasız iyimserliği'nin altında modernleşen şehirlerde kentlerde sıkça gördüğümüz yeniye, mala ve mülke olan tutkunluk var. Yeniye ulaştıkça fakirlikten, yoksulluktan sıyrıldıklarına inanıyorlar. "Bauman, çağımızda yoksul olmanın değişen anlamından söz ederken, "Yoksul olmak bir zamanlar anlamını işsiz olma durumundan aldıysa, bugünkü anlamını esas olarak yeterince tüketmiyor olma durumundan almaktadır," diyor. Ona göre, tüketim toplumunun yoksulları "defolu tüketiciler"dir. Bu tespitler, çocukların yoksulluklarını tüketim mallarına sahip olmamaları üzerinden açıklıyor olmaları ile de uyumludur. Büyü yapabilen bir dizi karakterini çok sevdiğinden söz eden Yunus Emre 9, kendisinde de büyü gücü olsa ne yapmak isteyeceği sorusuna "Motor, araba, ev isterdim," diye yanıt veriyor. Yunus Emre'nin bu tüketim mallarını büyü ile elde edebileceği şeyler olarak anması, çocukların içinde yaşadığı yoksulluğun boyutları hakkında fikir veriyor." [sf. 174-175] Çingene/Roman çocuklarının anlattıklarında, yoksul bir mahallede büyümenin tüm acımasızlığının dürüstçe aktarılmasını sağlıyor Koptekin'in bu araştırma kitabı. Kimlikleri, çalışma şekilleri, toplumsal konumları, her yerde kendi dillerini argo kullanmaktan hiç kaçınmamaları, birbirlerini dövüp sevmeleri, kız kaçırmaları, sosyal haklara erişim konusunda yaşadıkları büyük çaresizlikler koca bir merak konusu iken meselelerin tam da içinden anlatıyor Koptekin "Bir gün, ders programına uygun olarak dersini sürdürmek isteyen öğretmenlerinden birine Nergiz, "Aman be, ne bayık karısın, hep ders, hep ders!" diye serzenişte bulunmuş; başka bir günse ikinci sınıfa geçtiği hâlde henüz okuma yazma öğrenememiş olan Yunus, derste "e" harfini çalıştıkları esnada sıkılıp öğretmenine "Aman be, sokayım e'ye!" demişti." [sf. 192] Onların hayatlarında yalnızca darbuka, roman havası, kırmızı ve et yok. Hatta et belki de hiç yok! Keşfedilmesi gereken bir tarihleri bile yer bulamıyor kitaplarda. Oysa ne çok çare bulmaya başlanabilir, hepsi gülen ve gülmekten vazgeçmeyen Çingene çocuklarla... Yağız Gönüler
herşeye rağmen, yıkılmadım ayaktayımı* devamlı tecrube eden kişinin haklı mottosu. o her şeyin ne kadarinin olumsuz olduğuna göre * züğürt tesellisi ya da hayata hakli bağlilik sayilabilecek inanç. yaşam kıpırtısını taze tutacak, doğru bir kadar üzülmüş olsan da, ne kadar incinmiş olsan da, ne kadar mutsuz olsan da hepsi geçicidir, bilirsin. bilirsin çünkü daha önce de çok defa geçip gitmiştir için tüm bunlara rağmen hayat hala dondurma tatlıdır, çünkü hala sevenlerin vardır,çünkü hala gelincik kırmızıdr,çünkü hala sevişmek zevklidir,çünkü hala bir gün kaçıp gidebilme ihtimalin vardır,çünkü hala kadrosundasındır hayatın. kocaman bir yalandır. caresizligin yadsınmaya calısıldıgı durumlarda acısından; soyleyenin umitlerinden baska birsey ifade etmemektedir demin boyle bir baslık acılmıstı. sonra birden tekrar bulamadım kendisini yahuinceleyelimparasızlık var bi defa. buzdolabını nasıl dolduracagını bilememeler, evdeki cocuklarına ekmek getiremedigi icin intihar eden adamlar gordu en basitinden bu cirkinlesmis insanlar var sonra. dusene bir tekme de benden diyecek kadar insanlıktan uzaklasmıs insanlar. acımasızlar, vicdansızlar. arkandan dolaplar cevirip ellerinde imkan olsa seni yerin dibine sokmaya bir hayli meraklılar. cirkin hırs kupleri, kompleks kumkumaları, yalancılar, fesatlar. tecavuzculer, iskenceciler..kotuler yahu. insanlıgından utandıracak kadar kotuler var. hem de kacınılmaz. o ceylan gibi seken, hayat ve enerji dolu senden yasayan olu yaratan bir olay bu. gecen bir gun boyunca huzur evlerini gezdim de allahım dedim, keske yaslanmasam. her taraf o kadar kasvetliydi ki.. resmen olum kokuyordu. zamanın alehine isledigi bir sistem en bi cok. hastalık var. felc olmak var. kanser olmak var. losemi var. sizofreni var. var oglu var. hayatı hayat yapan ne varsa hepsinden uzaklastıran, dogduguna lanet ettiren kırık varolus sancıları var sonra. gerci ben bunun artık bir hayli sımarıklık oldugunu dusunuyorum ama kimi insana var. ucurumdan asagı dusmussun hissiyatıyla gunlerini gecirenler var.. patlayan bombalar.. olen insanlar..dunyada o kadar fazla kotucul sey var ki say say bitmez..ama sonra..yeni dogmus bir bebegin gozlerini acıp tatlı tatlı etrafa bakısı var..annenin kucagına onu ilk alısındaki mutluluk var..babanın evladıyla maca gidisindeki ya da bir erkegin cıplak bir kadın vucudu gorusundeki keyif var..bir cocugun kendi hayal dunyasındaki kahramanlarla oyunlar oynarken ki eglencesi var..bir yaslının sana hayat deneyimini anlatıp seker seker gulumserken yakaladıgın haz var..bu dunyada yerlere goklere sıgmaz dostluk var.. vefa var.. fedekarlık var.. paylasım var.. iyilik var.. iyicil insanlar var.. guzel manzaralar var.. doga var.. sarap ve peynir var.. ask var.. tutku var.. ne bileyim rollercostera bindigindeki heyecan var.. masumiyet var, dehset guzel degil midir misal? yazarlar var, cizerler var.. kitaplar var.. sinema var.. spor var.. muzik var.. sanat var.. en bi harikasından aile var.. kalabalık yemek sofraları var.. kahkaha var.. yagmur altında yuruyusler var.. gunesli bir gunde gunesin icini ısıtmasına izin verip meyve kokteylini yudumlamak var.. cikolata var.. birbirinden guzel yemekler var..su an aklıma gelmeyen milyonlarca harika sey de var yahu..ve o minicik mutluluk dolu anlar, guzellik dolu kavramların varlıgı tum sıkıntıyı cekmeye degmiyor mu?icabında defalarca dibi gorelim, yine cıkarız, yine guzelce bir seyleri er gec yakalarız..tum acıya, tum kasvete, tum kotucul seylere bulasmaya yasamı yasam yapan guzelliklerden herhangi birini yasama ihtimali ya da yasama hali degmiyorsa ne olayım..ben seviyorum deli dehset kendisini..tum tum adaletsizligine, tum cirkinliklerine ragmen seviyorum..kendine has fazlasıyla guzel bir denge'si var..fazlasıyla guzel bir tarafı var..defalarca o'nu yasama hakkım olsa hepsini kullanırdım.. akıl defteri adlı psikiyatrik kültür sanat dergisinin ilk sayısında konu edilen sol sinemanın 12 eylül sonu yolculuğu hakkındaki bir yazıda, 12 eylül'den sonra çekilmiş ve 12 eylül'ü yerme iddiasıyla gösterime girmiş hemen hemen tüm filmlerde "bırakın, solu, sosyalizmi, eşitlik, adelet talebini. ne kadar işkence görmüş olsanız da, eşiniz, dostunuz akrabalarınız öldürülmüş, ya da sürgüne gönderilmiş olsalar da yaşamak güzeldir" fikri verilmek yazının başka bölümlerinde de "hayata dönüş operasyonu" ve cezaevi sürecinde mahkumlara "ölmenize gerek yok" denilerek bu mottoya sığınmaları gerektiği fikri aşılanmıştır, paragraftan anlıyoruz ki; devlet kendisine kendisine muhalif olan tüm güçlere hayatı daha da güzelleştirmek yerine her şeye rağmen yaşayın fikrini bu motto üzerinden kullanmaktadır. bu deyiş egemen ideolojinin en sağlam argumanlarından biri olmakla beraber özellikle 12 eylül 1980 ve öncesi dönemlerde bir şekilde mücadelenin içinde olmuş bireylerin üzerine bir örtü gibi bürünmüştür. özellikle 90'lı yıllarda, 12 eylül'ün şiddet yönü hafifledikçe siyasetin içerisine girmeye başlayan gençlere gene aynı mağduriyetleri yaşamış ebeveynler ve büyükler tarafından sürekli tekrarlanmıştır. sağı, solu bırak yaşamaya bak, ne yapacaksın siyaseti, köşe hemen orada dönmeye bak, gibi argumanlarla nesiller hep bu kavramla apolitize edilmiştir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Batı Karadeniz'de selin vurup geçtiği insanlar için hayat herşeye rağmen devam gecesiydi. Günlerdir yağmur yağıyordu. Yağmur, Karadenizli için sıradışı bir durum değildi ki. Ama...20 Mayıs'ı 21 Mayıs'a bağlayan o gece, Zonguldak, Bartın ve Bolu çevresine yağmur bu kez bereket değil, felaket olarak geldi. O geceyi kimse unutamayacak. Çünkü o gecede herkes kardeşini-eşini, evini, otomobilini, ekmeğini, giyeceğini, tarlasını, hayvanını, işyerini, kendi halindeki o iddiasız ve sakin hayatını kaybetti. Bugün ise Saltukova, Çaycuma, Yenice, Devrek, Mengen, Bartın'da felaketten kurtulmanın, yağmurdan öncesine dönmenin hummalı faaliyeti çıkışında Mengen yol ayırımı. Bir kenara dizilmiş, resmi plakalı araçlar. İstanbul, İzmir, Balıkesir, Bursa'dan gelmişler. Ambulanslar, yiyecek kamyonları, iş makinaları... Ağırbaşlı bir sükûnetle, geride kalanlar bekleniyor. Yollarda sürücüleri uyaran levhalar, trafik polisleri. Gece karanlığında, bozuk yollarda ağır aksak ilerliyoruz. Farların cılız ışığında, yatağından taşmış ırmağın yalayıp yuttuğu kavşakları görüyorduk. Mengen ve Devrek meydanlarında kalabalık insan öbekleri, buldozerler çalışıyordu. Eğrilmiş apartman blokları, kaya yığınları, yıkılmış köprüler ve sonsuz derecede üzgün insanlara tanık da aynı haldeydi. Bartın'a bir an önce ulaşmayı düşünsek de Çaycuma meydanında uzun bir mola veriyoruz. Çünkü davullar çalınıyor, halaylar çekiliyor. Çaycumalılar, asker uğurluyorlar! Hem de 15 aracın sulara gömüldüğü, sadece Çaycuma Otobüs Terminali’’ tabelasının görüldüğü terminalin yanıbaşında!Çaycuma'da bir de düğün törenine tanık oluyoruz. Herkes mutlu, herkes eğleniyor. Ayakkabılarındaki, giysilerindeki çamur, nereden ve hangi koşullarda geldiklerini ele veriyordu. Dışarıda herşey su ve çamurdu. Ama içeride kâbusa meydan okuyan şenlik YIL BEKLEDİK SELDE BULUŞTUKGünnur ve İlhan Erdoğan çifti, öğretmen. Yedi yıl bekledik, selde buluştuk’’ diyorlar. Herşey gibi düğün salonu da sular altında kalmış. Damat Erdoğan, İtfaiye yardımıyla boşalttık’’ diyor. Düğün davetiyelerini sel yüzünden dağıtamamışlar. Düğün günü elden ulaştırmışlar. Bu mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan davetlilere şükran duyuyorlar. Milyarlık zarara uğradıkları halde bin kişilik salonu doldurdular. İyi günde, kötü günde dostluk örneği verdiler.’’Damadın da sel nedeniyle 20 milyar lire zarara uğradığını öğreniyoruz. Düğün salonunun bitişiğinde Sahil Gazinosu bulunuyor. İçeri girdiğimizde, Şarkıcı Serap, O kendini biliyor’’ şarkısını söylüyor. Müşteriler de kendisine eşlik karşı ulaşabildiğimiz Bartın'da elektrik kesintisi var. Kent girişindeki garnizonun kapısında askerler nöbet tutuyor. Yatakhanelerini de su bastığı için diğer askerlerin cezaevinde uyuduklarını söylüyorlar. Günün ilk ışıklarıyla kentin sokaklarını dolaşıyoruz. Yürek dayanacak gibi değil. Bartın Çayı'nın kıyısındaki tüm binalar selden zarar görmüş. Su kesintisi sürdüğü için içeride biriken çamurdan kurtulmak mümkün olmuyor. 58 yaşındaki Neriman Yılmaz'ın evine giriyoruz. Ağlıyor. Felaket günü Ankara'daymış. 50 yıllık evinin halini görünce dizlerinin bağı çözülmüş. Gözlerimi yumdum. Hiçbir şey olmamış gibi yeniden başlasa o günler dedim. Mal canın yongası. Hepsi artık çöplükte.’’ Beton zeminden fışkıran suyun oluşturduğu girdaptan çok sonra Bartın'ın çeşmelerinden su akmaya başlıyor. Uzun kuyruklar oluşuyor. Belediye hoparlörlerinden Suları kaynatın’’ anonsu Deresi, hışımla akıyor. Dere olmaktan çıkmış, azgın bir nehre dönüşmüş. Kıyısında Bartın'ın sahip olduğu az sayıda fabrika bulunuyor. Yepsa PVC Boru Fabrikası'na 50 milyarlık zarar vermiş. Yüzlerce tonluk çamur denizinde, bembeyaz un halindeki plastik hammaddesi yüzüyor. Çimento fabrikasında da büyük zarar var. Limana doğru ilerlerken yol bitiyor! Cipten inip yürüyoruz. Az ilerde bir şeye benzetemediğimiz garip bir heykel görüyoruz. Yaklaştığımızda ters dönmüş bir vinci ve selin kendisine takıp takıştırdığı yüzlerce eşyayı her ağaç, sanki dilek ağacına dönmüş. Ama dallarına takılan, çaput değil, yüzlerce plastik torba... Doğa, kendisine atılan çöpü, selle kusmuş adeta. Yeryüzü gazaba gelmiş, kendisine kötü davranılmasının öcünü Bartın'dan çamur, içerde eğlenceFELAKET DÜĞÜN SALONUNA GİREMEDİHayat devam ediyor. Dışarıdaki felaket düğün salonu ve gazinoya giremiyor. İnsanlar, herşeye rağmen eğlenmek, felaketi bir süreliğine de olsa unutmak istiyor. Günnur ve İlhan Erdoğan çifti, Yedi yıldır bekledik, selde kavuştuk’’ diyor. Bine yakın davetli, milyarlarca liralık zarara uğradıkları halde, iyi günde ve kötü günde dostluk örneği ULAŞILAMIYORBartın Çayı, teknelere, sandallara da zarar verdi. Liman girişinde, tahrip olmuş sandallara rastladık. Bartınlı balıkçılar da ekmek teknelerinden olmuşlardı. Yol tahrip olduğu için limana karadan ulaşmak mümkün BEKLİYORDedesinden dinlediği 80 yıl önceki felaketin aynısına, bugün kendisi tanık oldu. Çaresizlik içinde devleti bekliyor. Hasar tespiti yapılacağı, eşyalarına kavuşacağı günün hayalini kurup inanmak AYRICALIK OLDUÇocuk, her yerde ve her zaman çocuk. Afet bölgesinde bile... Hem bisiklet sayesinde ayaklar çamurdan kurtuluyor, hem de kentte neler olup bittiği hakkında bilgi sahibi olunuyor. Bartın'da bisikletli olmak şimdi daha bir ayrıcalık.
Elektrik zamları derhal geri alınmalı186 gün önceİşte içler acısı eğitimin nedeni!192 gün önceKısa kısa kısacak bir şey kalmadı200 gün önceUzay’ yine imdada yetişti207 gün önceEkonomideki delik, zamlarla kapatılıyor214 gün önce2022’den beklentiler…221 gün önceDolar düştü, ya fiyatlar…228 gün önceBu zamlarla nereye kadar…235 gün önceAsgari ücret 5 Bin TL olsa ne olur242 gün önceTÜİK vatandaşla kafa buluyor249 gün önceGeriye mi gidiyoruz?256 gün önceBelediye yönetimi ne yapmaya çalışıyor?263 gün önceKoronavirüs’le yaşamayı öğrenmek270 gün önceBunun adı fırsatçılık!284 gün önceGüneştekin’e haksızlık yapılıyor291 gün önceBu gidişe bir dur demeli!298 gün önceTYP kadroları neden azaldı305 gün önceBu kafayla pandemi bitmez312 gün önceÇiftçinin sesini duyan yok!319 gün önceBu iddialara neden yanıt verilmedi?326 gün önceSahipsiz Batman!333 gün önceEşbaşkanlık sözde mi, özde mi?340 gün önceÇok canlar yitirdik çok…347 gün önceBir düğün kaç cenaze eder354 gün önceBu rehavet felakete götürür361 gün önceVizyon böyle ise istemiyoruz’368 gün önceYa aşı yaparız, ya acı yaşarız375 gün önceYerel basın biterse demokrasi de biter382 gün önceBayram zengine bayram…389 gün önceEğitim Araştırma’da neler oluyor?403 gün önceArtık derin devlet temizlenmeli410 gün önceÇok yönetici ile başarı gelmez417 gün önceTalanın ve rantın şehri; Hasankeyf…424 gün önceBelediye bu iddialara yanıt vermeli431 gün önceGariplikler ülkesi!438 gün önceSadece tabela ile olmuyor445 gün önceTam kapanmanın iki yüzü452 gün önceSamimiyetsizlik!457 gün öncePolis ne yapacak ki görüntülenmesini istemiyor?465 gün önceHastanede sakın hakkınızı aramayın473 gün önceVakalar bilinenden daha yüksek480 gün önceBelediye yönetimi ne yapıyor?487 gün önceNormalleşmeyi de beceremedik!494 gün önceTürkiye ilk imzayı attı, ilk ayrılan oldu501 gün önceNeden hep sonlardayız?508 gün önceKaza değil, cinayet!515 gün önceYerinde Karar’ adaletsizliği522 gün önceAşılamada adaletsizlik mi var?529 gün önceNormalleşme artık elimizde536 gün önceUzay hayal değil amma…543 gün önceZengin yaşasın, yoksul ölsün550 gün önceBöyle siyaset olmaz olsun557 gün önceCovid, kapanmaz yaralar açtı564 gün önceTÜİK bizimle kafa buluyor571 gün önceÇalışan Gazeteciler Günü üzerine578 gün önceKadını bu kadar aşağıladığınız yeter!585 gün önceDerneklere çeki düzen592 gün önceCamilerde de HES kodu uygulansın599 gün önceEsnafa da vatandaşa da acil destek lazım606 gün önceEsnaf can çekişiyor!613 gün önceGörünen köy kılavuz istemez627 gün önceBu gidişle sokağa çıkma yasağı gelir634 gün önceBiden, kaygı mı, umut mu?641 gün önceBatman’da deprem riski var648 gün önceBu ülkede emeklilik sorunu var!655 gün önceTedbirlere uymak çok mu zor?662 gün önceBatman’ı bekleyen büyük tehlike669 gün önceBatman eğitiminde iz bırakan müdür676 gün önceSiz yakıyorsunuz, biz boğuluyoruz683 gün önceKaçak binaya muhtaç edenler utansın690 gün önceSTK’lar da sınıfta kaldı697 gün önceIrkçılık en büyük günahtır!704 gün önce608 Bin insana hakaret!711 gün önceSessizlik kabul etmektir718 gün önceSüreç yönetilemedi, sistem çöktü725 gün önceİki lafım var; yöneticilere ve vatandaşa732 gün önceVakalar gizleniyor mu?738 gün önceAvukatlara özel’ ceza!746 gün önceİlginç iddialar yanıt bekliyor753 gün önceGri’nin başkenti; Hasankeyf760 gün önceRaybüs gelecek mi, gelmeyecek mi?767 gün önceKurallara uymamak vebaldir774 gün önceVaka artışının sorumlusu kim?781 gün önceBiri bu sorumsuzluğa dur’ demeli!788 gün önceBu rehavet, fırtına öncesi sessizlik!795 gün önceBayram rehaveti vakaları arttırdı802 gün önceKoronavirüs en çok fakirleri vuruyor822 gün önceKıyametin alametleri gibi!863 gün önceBu önlemlerle olmaz!872 gün önceToz bulutları Covid-19 taşır mı?886 gün önceHasankeyf’in dili olsaydı…893 gün önceCoronavirüs kabusu900 gün önceKızılay imaj kaybediyor921 gün önceDepremle yaşamayı öğrenmeliyiz928 gün önceSiyasette hareketlilik935 gün önceBu çocuklar ölmesin!942 gün önceBirileri bizimle dalga mı geçiyor!956 gün önceİyi hal indirimi!963 gün önceBatman üvey evlat mı?970 gün önceÖlümü bekleyen dünya tarihi977 gün önceBasın her zaman halktan yana olmalı984 gün önceEngelliler bu toplumun bir parçası998 gün önceDestek varsa başarı gelir1012 gün önceBu iddialar derhal araştırılsın1019 gün önceİş yapmayanları koltuklarda tutmayın!1026 gün önceDünya operasyona nasıl bakıyor1033 gün önceIrkçılığın son kurbanı1040 gün önceBatman sporu can çekişiyor1047 gün önceKaçırılan askerler neden unutuldu?1061 gün önceBatman’ın su kesintisi’ imtihanı1067 gün önceYine gündem olduk1075 gün önceDaha kaç kez içimiz parçalanacak1082 gün önceKürtçe’ye tahammülsüzlük niye?1089 gün önceBayramların da tadı kalmadı1098 gün önceGel de üzülme Hasankeyf’e1103 gün önceKentin sahipsizliğinin ispatı1110 gün önceBöyle Muasır’ seviyesine çıkamayız1117 gün önceHasankeyf böyle zulüm görmedi1124 gün önceBatman’a zarar verdiğinizin farkında mısınız?1131 gün önceHerşeyin başı eğitim…1138 gün önceBu kentin kaderi…1145 gün önceSeçmen hakaret edenleri cezalandırmalı1152 gün önceİstanbul değil, Türkiye seçimi1159 gün önceHep çocuklar, hep çocuklar…1166 gün önceNeden İslam’a uygun ülke değiliz1173 gün önceTers Lale’lere yolculuk1180 gün önceHiçbirşey olmamışsa bile…1187 gün önceOruç tutmak için kaç neden lazım?1193 gün önceHalka hizmet, hakka hizmettir1200 gün önceİnançlara dokunmayın!1208 gün önceHukuk oldu Gukuk1215 gün önceSahi seçimi kim kazandı?1222 gün önceTüm dünya böyle bir başbakanı hakkediyor1236 gün önceKürtlerin kapanmayan yarası1243 gün önceÇok yüzlü siyaset!1250 gün önceBİK’ten yereli bitirme operasyonu1257 gün önceKadınlara ne oldu böyle?1264 gün önce3 vekile 103 polis1271 gün önceBina değil, sistem çöktü!1278 gün önceFiyatlar neden artıyor?1285 gün önceTren rayları üzerine1292 gün önceKendir’ geri mi geliyor1299 gün önceTYP işsizliğe çözüm değil1306 gün önceKeşke belediye başkanımız Komünist olsa1313 gün önceRoboski, karanlık dehlizlerde kayboldu1320 gün önceIrkçılara dur’ diyecek yok mu?1327 gün önceÖteki basın!1334 gün önce2019 seçimi ve stratejiler1348 gün öncePartililerin partisine güveni mi kalmadı?1355 gün önceBir dönemin karanlık yüzü; Ulucanlar-21361 gün önceBir dönemin karanlık yüzü; Ulucanlar1362 gün önceBelediyenin kafa karıştıran Sayıştay raporu1362 gün önceYerel seçim, adaylar, ittifak…1376 gün önceVali Deniz ve yeni validen beklentiler1383 gün önceMedya yandaş olur mu?1390 gün önceArtık huzur istiyoruz1402 gün önceBu işte bir yanlışlık var1456 gün önceBoğulmaların sorumlusu kim?1474 gün önceHukuk sistemi değişmeli1495 gün önceBatman basını da bölündü1501 gün önceHerkes saygı duymalı1508 gün önceBir can kaç oy eder!1516 gün önceEski bayramlarda gülüşüm kaldı1520 gün önceAç kalanlardan mesulüz1523 gün önceVekilini göremeyen vatandaş1550 gün önceBöyle gelmiş ama böyle gitmesin1558 gün önceErken seçimlerin analizi ve adaylar1564 gün önceErken seçim mi, baskın seçim mi?1572 gün önceTıp Fakültesi de uçtu gitti1585 gün önceBATSO, Yılmaz Güney ve Atatürk1593 gün önceHer ikiside bu topraklardan beslenen farklı dallarda eserler veren iki önemli isim, Güneştekin ve Ekinci. Ama en önemlisi doğduğu kenti her platformda tanıtan ve destek veren iki gün önceKadınlar neden hep ikinci planda1613 gün önceSinema salonu derhal yapılmalı1620 gün önceSoyunuş size sürpriz yapabilir1633 gün önceDikili ağacımız yok!1641 gün önceCumhurbaşkanının ders çıkarılacak sözleri1648 gün önceCazibe merkezi de hayal oldu1654 gün önce15 Yılda değişmeyen çizgi1662 gün önceBaşkan Vekili Aksoy, açıklama yapmalı1669 gün önceİnsana biraz saygı1676 gün önceYeni bir yıl, yeni beklentiler1683 gün önceİsrail hep çıbanbaşı oldu1697 gün önceYine mi yanıldık?1705 gün önceİki manzara, iki ayıp!1710 gün önceKadına şiddete erkek hoşgörüsü1717 gün önceHeryanım mutsuzluk1725 gün önceDostlar alışverişte görsün1731 gün önceVizyonda acemiler mangası1745 gün önceHaşdi Şabi mi, Barzani mi?1753 gün önceDün dündür1759 gün önceBelediye başkanlığına açık mektup1767 gün önceÖnce huzur, sonra turizm1774 gün önceReferandum Kürtlerin hakkı1781 gün önceAçıklama yapmayın, çözüm bulun1788 gün önceBATSO seçiminin kaderi Askıda’1795 gün önceGel de bayramı kutla1805 gün önceHerşeyin başı eğitim!1809 gün önceBir ihanetin hikâyesi; Hasankeyf1815 gün önceMilliyetçiler bu şoktan çıkamaz1822 gün önceNeden hep geç kalıyoruz1830 gün önceBatman yoğun bakımda1843 gün önceAk Parti’de sürpriz olabilir mi?1850 gün önceAdaleti aramak1858 gün önceKorkutan sessizlik!1865 gün önceOHAL’de bayram1875 gün önceAdalet, birgün herkese lazım olacak1879 gün önceBizi affet Aybüke öğretmen, seni koruyamadık1886 gün önceKayyumu isteyenler neden kayyuma karşı?1893 gün önceSahi nerede darbenin siyasi ayağı?1900 gün önceYeni bir olayı mı?1906 gün önceİki minik cana kaç yürek acıdı1913 gün önceSonraki hamleyi tahmin etmek1920 gün önceReferandum sonuçları nasıl okunmalı?1935 gün önceEvet’ Kürt oylarıyla kazandı1941 gün önce5 yılda ne değişti1948 gün önceReferandum mu, genel seçim mi?1956 gün önceBu işin sonunda Kandırıldık’ olmasın?1962 gün önceEsnafın duygularıyla oynamayın1969 gün önceBiraz empati yapın1977 gün önceİşsizlik 6 ayda çözülmez1984 gün önceÖnce ülke mi, koltuk mu?1991 gün önceÖnce huzur gelir1997 gün önceReferandumdan önce saygı lazım2004 gün önceOHAL’de referandum olur mu?2012 gün önceBu ne yaman çelişki2018 gün önceYürek yakan görüntüler2026 gün önceBir gazeteden öte…2028 gün önceBir yanlış kaç doğru götürür2033 gün önceŞimdi hizmet zamanı2039 gün önceİlk günden kırılan umutlar2047 gün önceTP küçülürse Batman biter2054 gün önceLanet olsun…!2061 gün önceSahipsiz kent böyle olur2068 gün önceSırada neresi var?2075 gün önceBu yanlış kaç doğru götürdü?2081 gün önceBir de düğün yapın tam olsun2089 gün önceYeni bir hastane şart2095 gün önceBitmeyen acı dinsin artık2102 gün önceOlağanüstü günler2103 gün önceTP bu ülkenin kilometre taşıdır2106 gün önceYa basın olmasaydı…2108 gün önceCezaevleri doldu taştı2110 gün önceTehlikeli kampanya2115 gün önce11 Mart 1966’dan 15 Temmuz’a2116 gün önceEğitimde vahim tablo2117 gün önce21 Ekim ve gazeteciler2118 gün önceÖğretmenler görevi iade edilmeli2120 gün önceSünni ve Şii’ler karşılaşmamalı2121 gün önceSahibinden saklanan tarih2122 gün önceTelefon alırken nasıl FETÖ’cü olunur2123 gün önceÇocuk geline çözüm bulunamıyor2124 gün önceTP, parça parça satılıyor2127 gün önceKHK ile atılanlar geri dönebilir mi?2127 gün önceSorunlar diyalogla çözülür2128 gün önce10 Ekim’i unutmamak2130 gün önceKrizlerin sonu gelmiyor2131 gün önceHasankeyf rant kapısı oldu2134 gün önceDarbenin siyasi ayağında kimler var?2135 gün önceOHAL kaygıları2136 gün önceDevletin imkanlarıyla darbe yapmak2137 gün önceOnlar için tek umut Avrupa2138 gün önceOHAL, 3 ay daha uzatılacak2141 gün önceİkinci darbe girişimi olur mu?2142 gün önceDarısı Türkiye’nin başına2143 gün önceBu programı kullanan yanıyor2143 gün önce600 haftadır duyan yok2145 gün önceFETÖ neden desteklendi?2148 gün önceUtanç haritası2149 gün önceApe Musa’dan 24 yıl sonra2150 gün önceYok mu dilencilere bir çare?2151 gün önceBir bayram böyle geçti2152 gün önceBu ihraçlar yargıdan döner2160 gün önceYeni savaş senaryolarında Türkiye var2162 gün önceKimbilir kimler dinlendi2162 gün önceKHK kalkanı2163 gün önceBu yatırımlar 30 yıl önce olsaydı2165 gün önceNeden topyekün kalkınma yok?2165 gün önceDünya için onurlu bir barış2169 gün önceTürkiye için Atatürk, Küba için Che2169 gün önceHarekatın amacı PYD’mi2173 gün önceEn sancılı günler2175 gün önceDarısı Türkiye’nin başına2176 gün önceDünya DAİŞ belasından kurtulmalı2177 gün önceGaziantep saldırısının şifreleri2177 gün önceŞimdi değilse ne zaman?2179 gün önceBunu yapan Müslümansa ben Müslüman değilim2180 gün önceFETÖ’cüleri ByLock’ ele verdi2182 gün önceKayyum sorunu bitirmez, sorun yaratır2183 gün önceŞimdi mağdur edenlerde sıra2184 gün önceBatman FETÖ’nün pilot ili mi?2186 gün önceBunları yaptıysanız yandınız!2186 gün önceDarbenin şifreleri çözülüyor2188 gün önceFETÖ’nün emniyete sızma yöntemi2190 gün önceHDP’de değişim mi var?2191 gün önce27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a2191 gün önceÇözüm sürecini FETÖ’mü bitirdi2193 gün önceİki mitingde tek ses2194 gün önceFETÖ çarkı nasıl işliyor2194 gün önceFETÖ’nün altüst ettiği hayatlar2197 gün önceFETÖ’nün kapasından nasıl döndüm2197 gün önceHayat normal seyrine dönmeli2199 gün önceFETÖ’de sistem nasıl çalışıyor?2199 gün önceBugün birlik ve beraberliğe ihtiyaç var2200 gün önce20 yıldır bu günü beklemişler2201 gün önceFethullahçıların uzun yürüyüşü2203 gün önceFETÖ mağdurları ne olacak?2204 gün önceGün gelir, devran döner2205 gün önceÖtekileştirmeden vazgeçilmeli2206 gün önceMilli mutabakat böyle olmaz2207 gün önceHerşey hukuka uygun yapılmalı2208 gün önceOHAL gerekli mi, kötü niyet mi?2211 gün önceDarbeyle uyuduk, OHAL ile uyandık2211 gün önceHükümet İmralı ile ilgili açıklama yapmalı2213 gün önceDarbe girişimini fırsata çevirenler2214 gün önceDarbeye de linç kültürüne de Hayır!2214 gün önceHalkın karşı darbesi2215 gün önceKürtleri korkuyla terbiye etmek2218 gün önceBir Bahoz’ muammasıdır gidiyor2218 gün önceHerşey oy için2219 gün önceJİTEM gitti SADAT geldi2220 gün önceHerkes soruyor, devlet susuyor2221 gün önceBir kentin şerefiyle oynanıyor2222 gün önceBayramda acı şeker2230 gün önceKatliamı firari DAİŞ’liler mi yaptı?2231 gün önceBiz neyin bedelini ödüyoruz2232 gün önceDAİŞ’in ne dini, ne imanı var2233 gün önceDün dündür, bugün bugündür2235 gün önceBunun altından da paralel çıkmasın2235 gün önceKürtsen ölmen gerekir2237 gün önceBarışa giden yol müzakeredir2238 gün önceVali Deniz çıtayı yükseltti2239 gün önceAydınların isyanı!2241 gün önceHukuk bitti artık2241 gün önceAk Parti’de Erdoğan mesajları2243 gün önceRamazan’da yardım edin2243 gün önceCumhurbaşkanı dünyanın dilinde2245 gün önceBöyle vurdumduymazlık olmaz2247 gün önceNeden hep Türkiye hedefte2247 gün önceNeden hep gazeteciler hedefte2248 gün önceDaha kayıplar bulunmadan2250 gün önceKülter’in nerede olduğu açıklanmalı!2251 gün önceBöyle bir yasa ne için çıkarılır2253 gün önceHafızalara format atılmaz ki2254 gün önceBu acı nereye kadar sürecek2255 gün önceYolsuzlukta da birinciyiz2256 gün önceNe komşu, ne müttefik kalmayacak2257 gün önceRamazan’da vicdanlı olmak2257 gün önceTarihçiler bu işi neden çözmüyor?2260 gün önceElçi’nin katilleri korunuyor mu?2261 gün önceGezi’den sonra ne değişti2261 gün önceHayalin bittiği yer2263 gün önceBindik bir alamete…2263 gün önceKenti yönetenlere hitaben2265 gün önceTürkiye neden bildiriyi imzalamadı?2266 gün önceDokununca ülke bölünür mü?2268 gün önceCHP’nin yapması gereken…2268 gün önceBir Yaşar Kemal yazısı2269 gün önceBilinmeyen veya gizlenen Kürtler2270 gün önceDemokrasi ileri mi gitti?2271 gün önceBir düğünden geriye kalanlar2274 gün önceMuhabirsiz DİHA olamaz mı?2275 gün önceİşin rengi değişti2276 gün önceKeşke önce Zihinsel dönüşüm’ olsa2277 gün önceTürkiye’nin kötü karnesi2279 gün önceYine siyasete kan’ girdi2281 gün önceBir babanın hüzünlü’ sevinci!2281 gün önceSiyasetini arayan parti2284 gün önceAdalet yerini buldu’ demekle olmuyor2285 gün önceEmanete ihanet olmaz2285 gün önceYol arkadaşlığı…2287 gün önceAk Parti çözülmeye doğru…2288 gün önceGözünü sevdiğim basın özgürlüğü2289 gün önceBunun adı fiili başkanlık2291 gün önceHasankeyf’e ihanet!2291 gün önceHasno d’Kifo’dan gelen saldırı2292 gün önceBazı şeyleri anlamak çok zor2294 gün önceIrkçılığa devlet izni2295 gün önceAhde vefa olmalı…2296 gün önceBu inkâr neden?2297 gün önceHani spor barış ve kardeşlikti2298 gün önce23 Nisan ve sevinemeyen çocuklar2299 gün önceErgenekon da bitti, sırada ne var acaba?2301 gün önceCeza mı, ödül mü?2302 gün önceBasın özgürlüğünde geriliyoruz2303 gün önceAvrupa Türkiye’ye sırtını dönüyor2304 gün önceBir nevi öç alma biçimi2305 gün önceKapılar ardındaki baskılar2306 gün önceNereden nereye2308 gün önceBombacılar biliniyor muydu?2309 gün önceHiç bitmeyen yasaklar, cezalar2310 gün önceRantsal dönüşüm projeleri2310 gün önceHangi güvenlik gerekçesi?2312 gün önceNe çok yasakçı olduk2313 gün önceKimlik bilgileri çalındı mı, verildi mi?2315 gün önceİlla ki adalet2316 gün önceTek çözüm öldürmek mi?2317 gün önceMülteciler geri dönerse ne olur?2318 gün önceSanki yangından mal kaçırılıyor2320 gün önceHergün 1 Nisan şakası yaşıyoruz2321 gün önceZorla göç ettirilen vatandaş2322 gün önceBakan acemi olursa2323 gün önceSur'dan geri kalanlar....2324 gün önceÖlü 305, istifa 02327 gün önceTürkiye’nin yanında kimler var?2331 gün önceBerlin duvarı ve sonrası2331 gün önceİmralı yolu açılırsa…2332 gün önceBu zafer kimin?2333 gün önceLanet, binlerce lanet2334 gün önceAman sağduyu hakim olsun2336 gün önceKapat, tutukla, yasakla…2337 gün önceCezaevlerinde bitmeyen sorunlar2339 gün önceİnsanlık 28 yıldır ölüyor2339 gün önceKaç lanet gerekir?2340 gün önceÇocukların geleceğiyle oynanıyor2341 gün önceBu işte bir terslik mi var?2344 gün önceVekile dokunmak!2344 gün önceYine savaş bütçesi2346 gün önceMültecilere insanca bir yaşam verilmeli2347 gün önceKadınlar… Kadınlar…2347 gün önceYasaklar ve kapatmalarla nereye kadar?2348 gün önceCesur bir savcı çıkacak mı?2350 gün önceCizre’de kim kazandı?2352 gün önceAYM bir karar verdi, ortalığı dağıttı2352 gün önceBir yönetmenin feryadı2353 gün önceKardeşlik dediğin bumudur2354 gün önceYanlış karar AYM’den döndü2356 gün önceNefret dili sorunları çözmez2358 gün önceDemirtaş mitingi bir şans2359 gün önceHDP’ye bu düşmanlık neden?2360 gün önceDevleti kim kandırdı?2360 gün önceBu nasıl bir akıl tutulması2362 gün önceAnadilini kullanamayan bir halk2362 gün önceSuç PYD’ye yıkılmak isteniyor2364 gün önceAdresi olmayan acılar2365 gün önceFutbol federasyonunun iki yüzü2367 gün önceHukukun unutulduğu savaş2367 gün önceBir kentin haftasonu manzarası2369 gün önceKürt kadınlara tahammülsüzlük neden?2369 gün önceHukukçular neden ayakta?2371 gün önceEmniyet müdürünün anlattıkları2372 gün önceBu öğrencilerin günahı ne?2373 gün önceTarih sizi affetmeyecek!2375 gün önceBu eylem planı sorunu çözmez2376 gün önceBu eylem planı sorunu çözmez2376 gün önceKürtler, Avrupalı rahat etsin diye ölüyor2379 gün önceCizre’de bir şeylerin üzeri mi örtülüyor?2380 gün önceİnsanlığın can verdiği bodrum2381 gün önceGerginlik siyaseti sona ermeli2382 gün önceBodrumda insanlık ölüyor2383 gün önceÇarpıtarak nereye gideceğiz?2383 gün önceLafı bırakın o yaralıları kurtarın2386 gün önceSuriye sorunu bir an önce çözülmeli2387 gün önceHükümet neden sessiz?2388 gün önce3 Ocak’tan, 5 Nisan’a2393 gün önceAİHM kararları neden uygulanmıyor2394 gün önceBir gazeteden öte…2396 gün önceHrant’ın, Fırat’ olduğu günler2397 gün önceArtık Barış istemek suç oldu2397 gün önceSürecin emaresi kalmadı2403 gün önceAyşe öğretmenin söyledikleri2405 gün önceCesetlerin kaçırılmasına yasal kılıf mı?2407 gün önceBu iddialar araştırılmalı2407 gün önceGazeteci gözüyle 20152408 gün önceVatandaşın sabrını zorlamayın2410 gün önceAmaç Kürtleri yok etmek2410 gün önceHukuksuzluğu AİHM gördü2411 gün önceDTK deklarasyonu bölünme mi?2413 gün önceCezaevinde neler oluyor?2416 gün önceÇayları nasıl içerdiniz?2417 gün önceMorg, Miray Bebek’e dar geldi2417 gün önceRoboski’ye neden adalet yok?2418 gün önceSadece adalet istiyorlar2419 gün önceRusya krizi çözülmeli2421 gün önceSigorta şirketleri haksızlık yapıyor2422 gün önceÖnce algıyı oluştur, gerisi kolay2423 gün önceBalık baştan kokar2424 gün önceSilahla bugüne kadar ne çözüldü ki?2425 gün önceBu kadar yüklenirsen öğretmene2429 gün önceÖğretmenlerin gönderilmesinin anlamı ne?2431 gün önceBu kadar asker eğitim için mi?2432 gün önceİki insan, aynı son…2432 gün önceBarzani’nin Türkiye ziyareti ve Kürtler2434 gün önceİnsan hakları ertelenemez2435 gün önceTarihin canını yakmayın!2436 gün önceCilalı sözleri bırakın2437 gün önceDostumuz olan komşumuz kalmadı2438 gün önceKöşe kapmaca2439 gün önceHukuk devletinde hukuksuzluk olmaz2441 gün önceDAİŞ petrolü Batman’a mı geliyor?2443 gün önceSelvi, olayı çözmüş bile!2444 gün önceŞüpheler, şüpheler…2444 gün önceBarışın elçisini vurmak2446 gün önceTarihe not düşecek bir gün2449 gün önceİşte siyaset dediğin budur2450 gün önceYolun sonunda savaş mı var?2451 gün önceÖlümle yaşamak2451 gün önceİşin ehlini bulmak zor mu?2452 gün önceBiraz geç kalmadınız mı?2453 gün önceÇocuk haklarını unuttuk2456 gün önceDuvarların dili2457 gün önceÖldürülürken bile barış istemek2458 gün öncePutin’den son dakika golü2459 gün önceEsnaf perişan, halk isyanda2460 gün önceBu işin sonu iyi değil2463 gün önceHangi Özgür ifade’2464 gün önceHangisi bölücülük2465 gün önceJİTEM’i aklamak için son basamak2466 gün önceDoğudaki ölümler, batıda Ak’lanıyor2467 gün önceZeynel Bey TA-ŞI-NA-MAZ2467 gün önceBir katliam dosyası daha kapandı2469 gün önceHükümet vaatleri unutmamalı2470 gün önceParasız ve medyasız olmaz2471 gün önceİktidarın avantajları2472 gün önceTek gerçek Sandık…2473 gün önceSonuçlara herkes saygı duymalı2474 gün önceHer şey yalan, sandık gerçek2476 gün önceDemokrasinin fişi çekildi2477 gün önceKırmızı Çizgi’nizi seveyim2478 gün önceBir Beyaz Toros’ hikayesi2479 gün önceNerede o eski seçimler2480 gün önceÖtekileştirilenler2481 gün önceİstenseydi bu katliam olmazdı2483 gün önceBir canlı bombanın anlattıkları2485 gün önceBunun adı tehdittir!2486 gün önceİfade özgürlüğüne ihtiyaç var2487 gün önceTPAO’da neler oluyor?2487 gün önceHukuk devletinde bunlara yer yok!2489 gün önceYayın yasağı ne işe yarar?2491 gün önceDemokrasi ayaklar altında2492 gün önceOnlar patlatacak, biz seyredeceğiz2492 gün önceSuçu başkasına atarak kurtulamazsınız2494 gün önceBarış’ı istemenin suçu nedir?2495 gün önceDüzene karşı suçlar ve Yumurcak TV2498 gün öncePartiler seçim modunda değil2499 gün önceİnsan olanın içi acımalı2499 gün önceAnız yakmak, insanlık suçu sayılmalı!2501 gün önceYerde sürüklenen insanlık!2501 gün önceFikirlere pranga vurulamaz2502 gün önce20 yıl sonra aynı yerdeyiz2506 gün önceBu yalanlar nereye kadar!2507 gün önceBasına tahammülsüzlük!2507 gün önceSandıklar neden taşınıyor?2508 gün önceBirileri hesap vermeli2509 gün önceŞu bayramda eller tetikten çekilsin2515 gün önceCumhurbaşkanı ne zaman tarafsız olacak?2515 gün önceBatman’a haksızlık yapmayın!2516 gün önceTürkiye’nin hür ! basını2518 gün önceBu ırkçılığın suçlusu kim2519 gün önceŞimdi Cizre’ye destek zamanı2521 gün önceBaşbakan ne demek istedi?2522 gün önce1992’den 2015’e Cizre2522 gün önceCizre’de neler oluyor?2526 gün önceÇözüm süreci buzdolabında, insanlık dondurucuda2526 gün önceBir ülke nasıl bölünür?2527 gün önceSavaş sevdalılarına lanet olsun!2528 gün önceBir başkanlık tartışmasıdır gidiyor2529 gün önceMültecilerin kaderi2530 gün önceBu ortamda sağlıklı seçim olmaz2532 gün önceGözler Cumhurbaşkanında2534 gün önceArtık kimseye huzur yok2534 gün önceBu savaşı anneler durdurabilir2536 gün önce7 Haziran’da ne oldu ki?2536 gün önceSiviller neden hedef alınıyor?2537 gün önceYine seçim sürecine girdik2540 gün önceSilvan’da gizlenmek istenen ne?2541 gün önceHerkesin beklediği mesaj2542 gün önceTedavi edilemeyen hastalık; Irkçılık…2543 gün önceBaşkanlık uğruna kaç can gidecek2544 gün önceHuzur gitti bir kere2546 gün önceErken seçim ne kadar adil olacak2547 gün önceBunun adı 90’lara dönüş2548 gün önceGöstermelik IŞİD mücadelesi2549 gün önceİnsanlığın bittiği nokta…2549 gün önceSavaşın kirli yüzü2551 gün önceMuhtarlara en büyük haksızlık2553 gün önceBu annelere kulak verin2554 gün önceBu iş çığırından çıktı2555 gün önce7 Haziran’ın intikamı devam ediyor2556 gün önceHangi barajın ne getirisi var2558 gün önceBu sadece buzdağının görünen kısmı2559 gün önceAram Tigran’ı anarken…2560 gün önceBir sorun, iki Erdoğan2561 gün önceAvrupa ve Türkiye’de basın özgürlüğü2562 gün önceHep ezildi Ezidiler2563 gün önceSavaşın bilinmeyen yüzü2565 gün önceKaç vekil çocuğu feda ettiniz?2565 gün önceAmaç DAİŞ değil, PKK2567 gün önceUmutlara veda2569 gün önceCumhurbaşkanı süreci bitirdi2569 gün önceMadalyonun öteki yüzü…2570 gün önceBu mu ileri demokrasi2572 gün önce3 yıl sonra savaş ilanı2573 gün önceParalelin üzerine yık, aradan sıyrıl2574 gün önceKritik süreç2575 gün önceİnsanlığın öldüğü gün2576 gün önceHangi abdest suyu bu kanı temizler2577 gün önceRojava devrimi Kürtlerin geleceğidir2578 gün önceBir bayram yazısı2584 gün önceSüreç, pamuk ipliğine bağlı2584 gün önceBayrama karamsar girmek2586 gün önceSeçimin intikamı mı?2586 gün önceYa koalisyon, ya seçim2588 gün önceJİTEM ve BOTAŞ2589 gün önceRoboski’de tehlikeli oyun2590 gün önceHem sevinç, hem hüzün2591 gün önceHDP koalisyonda olmalı mı?2592 gün önceÖküz öldü, ortaklık bozuldu2593 gün önceEzidilerin duygularıyla oynanıyor2596 gün önceYapan değil, yazan suçlu2597 gün önceBirileri illa ki ortalığı karıştıracak2598 gün önceYönetenler Ramazan rehavetinde2599 gün önceNeden kimsenin sesi çıkmıyor2600 gün önceKobane saldırısında yanıt bekleyen sorular2602 gün önceŞimdi HDP’li iktidar hesapları yapılıyor2603 gün önceBir yemin ve Sayın Öcalan’2604 gün önceFailler zamanaşımında2605 gün önceTel Abyad’da ortak sevinç2606 gün önceYandaş değil, Kan’daş medya2607 gün önceSen de hesap vermeden gittin2609 gün önceRamazan zamları ve iftarlar2610 gün önceArtık düşmanlığı bırakın2611 gün önceArtık barış dili kullanılmalı2612 gün önceSınırdan ölüme çevrilenler2613 gün önceHDP dikkatli bir dil kullanmalı2614 gün önceBu provokasyon boşa çıkarılmalı2618 gün önceFitne fesat takımı işbaşında2618 gün önceBu daha başlangıç2619 gün önceHDP artık tescilli Kürt partisi2620 gün önceBir can kaç vekil eder?2621 gün önceHaydi Demokrasi bayramına2623 gün öncePankarta takılırsan orda kalırsın2624 gün önceBatman barajı şimdiden yıktı2625 gün önceBakanlığın doktora değeri bu mu?2626 gün önceİktidarın nimetlerinden faydalanmak2628 gün önceSeçim yolunda kan döküldü2628 gün önceGezi’den akılda kalanlar2630 gün önceAk Partinin tek korkusu HDP2631 gün önceDevlet kurumu bile kabullendi2632 gün önceNeden kirli tezgahlar…2633 gün önceErdoğan’a antipati artıyor2634 gün önceYarım kalmış çocukluk!2635 gün önceFaili meçhuller…2637 gün önceFotoğrafın öbür yüzü2638 gün önceKentte Seçim havası yok2639 gün önceTek partili seçim gibi2640 gün önceKobane politikası pahalıya mal oldu2647 gün önce
hayat herşeye rağmen devam ediyor