Y. Köyü Ye’cüc Me’cüc filmi için benzer filmler: Dabbe 5: Zehr-i Cin, Dabbe : Cin Çarpması, Magi, Siccin
6Mart 2015, Bursa-Ankara karayolunda heyelan. Bursa-Ankara karayolu Mezitler mevkiinde meydana gelen heyelan nedeniyle ulaşım aksadı. Mezit-4 mevkiinde istinat duvarı toprak kayması nedeniyle karayoluna devrildi. Heyelan nedeniyle Ankara'dan Bursa istikametine yol ulaşıma kapandı. 7 Mart 2015, Çanakkale Bayramiç’de heyelan
DABBE BİR CİN VAKASI Hasan Karacadağ’ın yönettiği ve Nihan Aypolat, Koray Kadirağa, Pervin Bağdat ile Elif Erdal’ın oynadığı Dabbe: Bir Cin Vakası (d@bbe: Bir Cin Vakası), 03 Ağustos 2012’de UIP Filmcilik dağıtımıyla J Plan tarafından vizyona çıkarılıyor. Film, Ceyda T., Sinan T. ve kızları Burcu T.’nin ani ve
Romanlarda Hibrit Kimlik ve Kurgu Hatıra Bağı: Kuzey Makedonya Roman Türü Örneği
Feke’nin Bahçecik köyü (bu köy Varsak köyü olarak biliniyor) aslen Avşar olup bu köyde Cingöz-Oğulları bulunmaktadır. 99. Civanşir Türkmenleri: Danişmendli Türkmenlerinden olan Civanşirler, Kütahya taraflarından gelip Develi yöresine yerleşmişlerdir.
2K9J8. Bursa’nın İnegöl İlçesine bağlı Mezit ve Sulhiye mahalleleri, Dabbe Zehr-i Cin filmindeki 'üç çatallı gölge köy'ün İnegöl'de olduğuna inanların akınına uğruyor. Geceleri mahalleye gelerek metruk binalarda çekim yapılıp bu görüntülerin sosyal medyada yayınlayanması mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Geceleri insanların gelip köyde video çekmeleri başta muhtar Remzi Kethüda olmak üzere, köy sakinlerini çileden çıkardı. FİLME İNANAN KÖYE GELİYOR Köylerinin filmde bahsedilen Üç Çatallı Gölge Köyü olmadığını belirten Muhtar Remzi Kethüda “Burada eski ahbaza evleri var, burası terkedilmiş köy değil. Bu eski evlerin sahipleri dışarıda çalışıyor geldiklerinde evlerini tamir ediyor yada yıkıp yenisini yapıyor. Bizim Mezit köyünde kesinlikle cin olayı diye bir şey yok terk edilmiş evde yok. Ben 40 yıldır buradayım ahbazlar 160 yıldır burada böyle bir olay yaşanmadı. Bir film sahnesinde ortaya atılmış bir şey var gençlerde buna kanarak buralara geliyorlar. “ dedi. TARTIŞMALAR YAŞANIYOR Gece yarısı video çekmek için gelenler ile Mezit Köyü sakinleri arasında tartışmalar çıktığını belirten Remzi Kethüda “Video çekmek için gece 2 gibi gelenler var, bu durumdan köy halkı olarak biz rahatsızız. Köyümüzün gençleri de bu durumdan çok rahatsız. Gece yarısı buraya video çekmek için gelenler ile köyümüzün gençleri arasında istenmeyen olaylar yaşanıyor. Buraya video çekmek isteyenler gündüz gelsinler biz onları bilgilendirebiliriz, gece gelince sıkıntı yaşarlar.” İnegöl Online mobil uygulaması güncellendi TIKLA HABERLER CEBİNE GELSİN
Mezit, İnegöl Mezit, Bursa ilinin İnegöl ilçesine bağlı bir köydür. Tarihi Bu köy yaklaşık 100-150 yıl önce Kafkas sürgününden buraya gelen Abazalar tarafından kurulmuştur. Kültür Köy bir Abaza köyü olduğu için, burada Abaza adetleri uygulanmaktadır. Babaların ve büyüklerin yanında çocuk sevilmez. Buna rağmen aile bağları çok önemlidir. Evlenen kızlar belirli bir süre baba evine gelmezler. Düğünleri Abaza oyunları olan Apsuva koşara gibi oyunlarla yaparlar. Düğünlerde damada şaka yapılır. Yemekleri başta abısta olmak üzere akudurşişe, sızbal ve yanısıra insanları çok adetlerine ve kültürlerine saygılıdırlar. Coğrafya Bursa iline 74 km, İnegöl ilçesine 29 km uzaklıktadır. İklim Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı sıcak ve az yağışlı ,kışları ise soğuk ve aşırı kar yağışlı geçer. Nüfus 500'den Fazla Nüfusu Vardır. Ekonomi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa çoğunluğu ekmeğini orada bulunan ormanlardan sağlar. Muhtarlık Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları > 2009 - REMZİ Kethüda > 2008 - USDA > 2004 - Hasan Kethüda > 1999 - HASAN KETHUDA > 1994 - Hasan Kethüda > 1989 - ALİ ERGÜNYER > 1984 - Hasan Karaçay >2012-Remzi Kethuda Altyapı bilgileri Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi 2007 de kullanııma geçmiştir. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 2008 YILINDA INTERNET BAGLANTISI KOY OGRETMENLERININ GAYRETLERIYLE KOYE GETIRILMISTIR
1325 Son Güncelleme 1421 Yönetmenliğini ve senaristliğini Hasan Karacadağ'ın üstlendiği, Türk yapımı bir korku filmi olan Dabbe Zehr-i Cin filmi 12 Eylül 2014 tarihinde vizyona girdi. Türkiye sinemalarında ilk üç günde 133 bin 806 kişi tarafından izlenen filmi seyredenlerin sayısı sosyal medya aracılığıyla 3 milyona ulaştı. İlgi görmesinin yanı sıra filmde adı geçen 'Üç çatallı gölge köy'ün İnegöl’ün Mezit ve Sulhiye mahalleleri olduğu iddialarının sosyal medyalarda ve bazı sitelerde yer alması iki mahalleye ilgiyi arttırdı. Geceleri bu mahallelere gelerek metruk binalara giren kişilerin çektiği ve doğaüstü olayların yaşandığı iddia eden görüntülerin de sosyal medya büyük ilgi görmesi Mezitler ve Sulhiye Mahallesi'nde yaşayanların tepkisine neden oldu. Mahalle sakinleri köylerinin filmde anlatılan yerle uzaktan yakından ilgili olmadığını belirtirken, Mezit Mahallesi Muhtarı Ali Kaba, "Cin muhabbeti var. Buraya gelip gidenler oluyor. Biz bunlardan rahatsız oluyoruz. Cin meselesi yoktur" dedi. Mahalleliden tepki var Mezit mahallesi sakinlerinden Murat Bayram ise "Her hafta sonu burada cinleri arıyorlar. Gece saatlerinde köyümüze gelip, incelemelerde bulunuyorlar. Çoluk çocuk hepsi rahatsız oluyor. Köyümüze farklı illerden gelip Burada cin varmış, köye gelen çocukları kesiyorlarmış, yakıyorlarmış’ diye soruyorlar. 40 seneden beri bu mahalledeyim, ben hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. 200 yıllık bir köy burası. Eski ismi Uzunbarış. Şuan ki adı ise Mezit mahallesi. Üç çatallı gölge köyü diye bir ismi asla olmadı. Biz bu durumdan rahatsızız" dedi. Metruk binalarda çekim yapıyorlar Mezit gibi Sulhiye Mahallesi sakinleri de cin söylentilerinden rahatsız. Mahalle sakinlerinden İdris Başaran, "Uzun yıllardan bu yana bu mahallede yaşıyoruz. Bu köy canlı bir köy. Yani insanlar oturmakta, yaşam sürmekte. Fabrikalarımız mevcut. Hiçbir sıkıntı yok. Fakat bazı insanlar Dabbe diye bir film izlemişler. Bu filmden kaynaklanan bir adres, bizim burayı gösteriyor. Tanımadığımız insanlar köyümüze gece saatlerinde gelip, kameralarla köyümüzdeki metruk binalara girerek çekim yapıyorlar. Bundan dolayı da bizi de rahatsız ediyorlar. Köyümüzün en çok rahatsız olduğu noktaysa; cinlerin var olduğunu yayınlayarak para kazanıyorlarmış. Esas maksatları para kazanmaktır. Köyümüzde böyle bir şey olduğunu biz ne gördük ne de duyduk. Köyün yaşlıları da böyle bir şey duymamışlar. Yanlarında bir iki tane Suriyeli vatandaş getiriyorlar. Arapça yazıyorlar ama onlar da ne yazdıklarını bilmiyorlar. Fakat Arapça yazıları görünce toplum, burada cinlerin var olduğunu söylüyor. Bu çok yanlış bir durum" dedi. 'Üç çatallı gölge köyü diye bir şey yok' Sulhiye Mahallesi Muhtarı Celalettin Cengiz ise köylerinde birkaç metruk ev bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti "Metruk ev birkaç tane var. çevresinde yaşayan insanlar var. Böyle bir şey ola onlar fark ederdi. Böyle bir şey olamaz. Cinli köy diye imaj yaratmaya çalışıyorlar. Bundan biz çok rahatsızız. Yıllardan bu yana ne biz nede büyüklerimiz böyle bir olay yaşadılar. Biz bu durumu Jandarma’ya bir çok şikayette bulunduk. Köyümüze gece saatlerinde gelip incelemelerde bulunan kişileri Jandarma ekipleri de denetlediler. Tamamen bir yerlerden duyup gelip burada incelemelerde bulunuyorlar. Burada öyle bir doğa üstü olmadı. Köyümüzün 200 yıldır ismi Sulhiye mahallesidir. Üç Çatallı Gölge Köyü diye bir isim asla olmadı. Böyle bir şey yok" dedi. Mahalle sakinleri mahallenin içinde bulunan iki metruk binaya girip böyle bir durumun yaşanmadığını gözler önüne serdi. bursa inegöl cin Dabbe Zehr-i Cin
ahi daginda karayolunu bi sagdan bi soldan toplam 11 kez keserek akip giden akarsunun adi.* bu akarsuyumuz, bursa-eskişehir yolunun en dikkat çekici bölümüne de yataklık eder. bu bakımdan eskişehir-bursa karayolunun bu bölümü şoför milleti arasında "mezitler" olarak da tabir edilmektedir. sert virajlardan müteşekkil bu yol, kışın şoförlerin kabusu olur. her kış illa ki birilerinin bu yolda kaza yaptığı müşahede edilir. bu yolun çevresinde temel geçim kaynağı ormancılık olan köyler bulunur. yemyeşil ve gür ormanlar, yeşil bursaya girmekte olduğunuz müjdesini vermektedir. en tehlikeli ve fakat aynı zamanda manzarası en güzel karayollarımızıdan bir tanesidir. gever'deyüksekova sahnelenmeye çalışılan, fena halde kontradevlet-hükümet-ordu kokan provokasyonun adı. spoiler -zaman gazetesi'nin "pkk'den kaos planı" başlığıyla verdiği provokatif haberin ardından yüksekova'da ilk "provokasyon" denemesi -gece plakasız araçlarla kürtlere ve yüksekovalıları tehdit içerikli bildiriler dağıtılarak pazartesi günü "işe başlama" tahdidi savruldu. alınan, "yoğun güvenlik önlemlerine" rağmen grubun bu kadar rahat bildiri dağıtması ise dikkat çekti. refarandumda "evet" demediği için başbakan recep tayyip erdoğan'ın "özel politikalarımız var" dediği ve "zaman gazetesi'nin" yakın zamanda "pkk'den kaos planı" diye manşetten verdiği "provokatif" eylemlerinin zeminini hazırlama haberinin ardından yüksekova'da "özel politika ve kaos planı" gece saatlerinde dağıtılan bildirilerle başladı. kendilerine, "mezit" adını veren bir grup gece saatlerinde plakasız 3 araçla ilçe merkezinde bildiri dağıttı. yüksekova gibi bir ilçede "üst düzeyde alınan güvenlik" önlemlerine rağmen araçlarla bildirilerin açık bir şekilde dağıtılması "provokasyon" kaynağını işaret ederken, bildirilerde kullanılan ifadeler ise bildirilerde kullanılan ifadeler ise bildiricilerin adreslerini kuşku bırakmayacak şekilde gösteriyor. türkiye'deki "resmi ideolojinin" kürtleri, kendinden geri görme anlayışının sindiği bildiride, kürtlerin 500-700 yıl geride oldukları, barbar, vahşi, yarı insan yarı hayvan oldukları yönünde ağır hakaretler içeriyor. demokratik haklarını kullananların ve kürtlerin hak mücadelesine katılanların "gever'den atılma zamanı geldiği" yönünde katliam çağrısının yapıldığı bildiride, grubun pazartesi günü eylem yapacağı" yer alıyor. türkiye'deki resmi bakışın türkiye'de her hak talebinin "dış mihrak işi" olduğu anlayışının sindiği bildirilerde, yüksekova'da demokratik tepkilerin dile getirildiği eylemlerin yüksekova halkı tarafından değil, dışardan gelenlerin işi olduğu yönündeki benzer görüşlerin yer alması ise bildirilerin adresini işaret ediyor. bildirilerde, yüksekovalıların çocuklarını öldürme tehdidinde bulunuldu. provokasyon bildirilerinde şu ifadelere yer verildi "değerli yüksekova ahalisi yaklaşık 4 yıldan fazladır devam eden ve güzel ilçemizin yaşanmaz hale getiren olaylar, bizi hayatımızdan ve yüksekova'dan nefret eder hale getirdi. bu olayları bu memleketin çocukları ya da insanları yapmıyor. bunu yapanlar sonradan gelen ve burada yaşama hakkı olmayan ve medeniyetten nasibini almamış bizden yaklaşık 500-700 yıl geri yaşayan hala vahşi, barbarlık dönemi zihniyetinden kurtulamamış yarı insan yarı hayvan olarak yaşayan asalaklar tarafından yapılıyor. bir avuç zibidi, it ve çakal yaptığı anarşik olaylar halka mal edilemez. gever halkı artık uyanma zamanı. bu k… artık dur deme zamanı, onlara haddini bildirme zamanı. korkmadan sokaklara dökülüp protesto ve onlara destek verenlerin gever'den atma zamanı. biz bir avuç yüksekovalı olarak artık harekete geçeceğiz. 2011 bizim yılımız olacak. çocuklarınıza sahip çıkın onların başına bir şey gelirse asıl sorumlu sizsiniz. kck-pkk ikilisi barışı istemeyen ve bunlar oldukçada barışın gelmeyeceği aşikardır."- spoiler - yüksekovada mezit imzasıyla dağıtılan bildiri. devlet tarafından yaptırıldığı çok açık ama hangi maddesi yanlışki birileri tarafından hemen devletin üzerine yıkılan olay. ama hakkari valisi aksini spoiler -hakkâri valisi mezit olayini hatirlatiyor hakkâri valisi muammer türker, vatandaşa ve bir eğitim kurumuna zarar veren şahısların provokatif bir eylem gerçekleştirmeyi hedefledikleri ve polis kimliğinde evleri basıp zarar verdiklerini söyledi. vali türker, "daha önce yaşanan mezit olayı ile aynı olduğunu düşünüyoruz. vatandaşlarımız ile güvenlik güçlerimizi karşı karşıya getirme planı güdüldüğünü tahmin ediyoruz." diye şubat 2011 gecesi ilçe merkezinde kürt ve pkk düşmanlığı içeren arapça bir bildiri dağıtıldı. kck devreye girdi ve bildiriyi 'mezit' adında devletin desteğiyle kurulan bir örgütün dağıttığını savundu. kuyumcuyu soymaya çalışan biri, elindeki bomba süsü verilmiş paketi caddeye bırakarak kaçtı. bu da mezit'e mal edildi. ancak çok geçmeden işin aslı anlaşıldı. olayla ilgili soruşturma yürüten güvenlik güçleri, failleri kısa sürede yakaladı. halkı tehdit eden 'mezit'in paravan bir örgüt olduğu ve arkasında pkk'nın olduğu ortaya çıktı. mezit örgütü daha sonra yok spoiler - bursa'nın inegöl ilçesine bağlı yeşilliler içinde ve su kaynakları bakımından zengin bir dağ ve orman köyü. şimdilerde mahalle olarak anılsa da köy tanımına tam olarak uyan bir yerleşim yeri. köy, kuruluşundan itibaren abhaz kökenli yurttaşlarla anılıyorken daha sonraları gümüşhaneli vatandaşların yoğun göçü ve sonralarında aldığı muhtelif göçlerle kozmopolit bir yapıya kavuştu. hemen komşu köy olan ve bir köprü ile bağlanan sulhiye köyü ile zaman zaman bir bütün gibi yorumlanmıştır. sulhiye köyünün etnik yapısı da benzer olup ek olarak gürcü kökenli yurttaşların yoğunluğu bulunmaktadır. geçmiş yıllarda abhaz'lar ve gürcü'lerin anlaşmazlıkları olmuş, kavgalar yaşanmıştır. öyle ki köye kurulan okulun ismi bu sebeple "uzunbarış" olarak belirlenmiştir. köyün önceleri geçim kaynağı ormancılık ve hayvancılık iken ülke genelindeki eğilim ile hayvancılık da bitme noktasına gelmiştir. sulhiye'de kurulan 2 adet su fabrikası köylüye istihdam olanağı sağlamışsa da çalışanların büyük bölümü inegöl'den bir doğası olan bu köye kış aylarında bazen metreyi geçen kar düşmekte ve yollar bunların yanında son zamanlar sosyal paylaşım sitelerinde popüler hale gelen saçma sapan paylaşımlar ve kendine "youtuber" diyen zibidilerin istilası ile köylü huzursuz edilmektedir. "üç çatallı gölge köyü, cinli köy" gibi benzetmelerle gece köye gelip çekim yapan işsiz ve amaçsız gençler köylünün tepkisini toplayıp birkaç defa dayak yedilerse de henüz akıllandıları bilen tanıyan biri olarak söylemeliyim ki, köyde cin, peri, şeytan yoktur. terk edilmiş evler olduğu bir gerçekse de bu evlerin muadillerini büyük şehirlerin kenar semtlerinde de eh, eylül ayı gelip de serin havayı yeniden teneffüs etmeye başlayınca akla tabii olarak dağ bayır geliyor, soğuk memleketler geliyor, bursa geliyor, bozüyük geliyor bkz bozüyük/traianus01, ne bileyim eskişehir geliyor. en çok da mezit. ya da mezitler. ahı dağı. bozüyük entrysinde anlatmıştım, o yöreler tam bir geçiş noktasıdır. en azından bana göre. güneşi tam karşınıza tüm gün boyunca ala ala garptan şarka doğru gittiğinizde, ahı dağı ve civarı son yeşil alandır bursa-ankara yolu üzerinde. tabiat öyle yayılmış, coğrafyası meteorolojisi bir sürü nedeni var ancak biz işin içine duygu katalım, sanki doğa iç anadolu'nun bağrına yeşil parmağını uzatır kendinden son bir şeyler katmak istercesine. o yol devamlı tutulacak olursa buradan sonra orman, ağaç şu bu görmek imkansızdır. ancak bozüyük'ten kuzeye dönüp bilecik'in o engebeli arazisine kendinizi vurmanız lazım ki yeşili tekrar görebilesiniz. yoksa gerisi boz bulanık yayvan bana pek çok şeyi çağrıştırır. ilk kez geçtiğim yol değildi, fakat memleketten çıkıp da bambaşka bir şehre taşındığım o senede geçtiğim yerlerin hiçbir detayını atlamamak için gözümü yoldan ayırmamıştım. mezit'in, yani ahı dağı ve civarının aslında pek bir numarası da yoktur, bir vadide sevimli, küçük bir çay akar ve çayın hemen dibinde yol kırıla kıvrıla eskişehir'e ankara'ya doğru gider. pek bir numarası yoktur ama, doğrusu mezit insana ferahlık da vermez değildir. onu öyle bir boz bir gök şırıl şırıl akarken görmek beni rahatlatır. yolla adeta dans eder, kah sağında kah solunda kah altında vadinin, o yeşil vadinin baharda seyre doyumluğundan pay almak bir yana, kışın da karına denk gelmek gerekir. civarda en erken kar buraya iner doğal olarak ve en geç burayı terk eder yine doğal olarak. eskişehir'den güllük gülistanlık günlük güneşlik bir havada yola çıkıp da mezitler'de ayaza denk gelmek şaşılası bir durum en çok, en çok da baharları güzel olur mezit yöresi. o gümrah yeşil çam ağaçlarını hangi göz görünce mutlu olmaz ki? doğa bozkıra varmadan önce kendini alabildiğine şımartmıştır artık orada. yeşilin her tonuyla bir otuz kırk kilometre boyunca karşılaşmak mümkündür. yurdun neredeyse her yerinde görülebilecek bu vadiyi özel kılan ise yukarıdaki söylediğim gibi çağrıştırdıklarıdır. şimdi aradan bir yüzyıl geçmiş gibi hissetsem de aslında birkaç yıl bile olmamıştır henüz. fakat mezit'i her anımsadığımda içimden yükselen zamanın durdurulamaz akışına olan taaccübü gizlemek anlamsızdır. çok farklı bir zaman dilimiydi o. ilginç bir bilinmezlik. sabaha karşı mezit'in ayazını ala ala giderken gelen üşüme. karanlıklara boğulmuş otobüsün içinde geleceği düşünmek, yeni bir dünya, bambaşka bir şehir, bambaşka bir uğraş... sonraları bir alışkanlıktır mezit, gönül iklimi de çoktan değişmiştir artık. dönüş yoludur, kardır buzdur, tekrar yeşile, memlekete, ancak memlekette görebileceğin insanlara dair bir ipucudur. kavuşmaktır, buluşmaktır. geleceğe dair heyecan artık kendini başka duygulara, düşüncelere bırakmıştır işte. bilinmezler, biri, birkaçı hariç bilinir olmuştur. kafada yapılacaklar bellidir artık. o ilk zamanların adeta garip ürkekliği bitmiştir. mezit bir kez de bu duygularla geçilir. doya doya yeşile kavuşulur dönüş yolunda. dumanı henüz kalkmamış dağlara bakılır. mezit'in ardı inegöl. inegöl'den yenişehir güneyindeki uludağ bakiyesi tepeleri de aşınca artık bursa ahı dağı eteklerinde küçük bir köy, aynı adla anılan küçük bir akarsu ve bu akarsunun aktığı vadiye verilen isim. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Filmdeki cin iddiaları İnegöl'ün iki mahallesi halkını çileden çıkardıDABBE Zehr-i Cin filminde doğaüstü olayların yaşandığı 'üç çatallı gölge köy' olarak Bursa'nın İnegöl İlçesine bağlı Mezit ve Sulhiye mahallelerinin işaret edildiği iddiaları, mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu. Geceleri bu mahallelere gelerek metruk binalara giren kişilerin çektiği ve doğaüstü olayların yaşandığı iddia eden görüntülerin de sosyal medya büyük ilgi görmesi, halkı iyice canından bezdirdi. Mezit Mahallesi Muhtarı Ali Kaba, "Biz bunlardan çok rahatsız oluyoruz. Cin meselesi yoktur" ve senaristliğini Hasan Karacadağ'ın üstlendiği, Türk yapımı bir korku filmi olan Dabbe Zehr-i Cin filmi 12 Eylül 2014 tarihinde vizyona girdi. Türkiye sinemalarında ilk üç günde 133 bin 806 kişi tarafından izlenen filmi seyredenlerin sayısı sosyal medya aracılığıyla 3 milyona ulaştı. İlgi görmesinin yanı sıra filmde adı geçen 'Üç çatallı gölge köy'ün İnegöl'ün Mezit ve Sulhiye mahalleleri olduğu iddialarının sosyal medyalarda ve bazı sitelerde yer alması iki mahalleye ilgiyi bu mahallelere gelerek metruk binalara giren kişilerin çektiği ve doğaüstü olayların yaşandığı iddia eden görüntülerin de sosyal medya büyük ilgi görmesi Mezitler ve Sulhiye Mahallesi'nde yaşayanların tepkisine neden sakinleri köylerinin filmde anlatılan yerle uzaktan yakından ilgili olmadığını belirtirken, Mezit Mahallesi Muhtarı Ali Kaba, "Cin muhabbeti var. Buraya gelip gidenler oluyor. Biz bunlardan rahatsız oluyoruz. Cin meselesi yoktur" TEPKİ VARMezit mahallesi sakinlerinden Murat Bayram ise "Her hafta sonu burada cinleri arıyorlar. Gece saatlerinde köyümüze gelip, incelemelerde bulunuyorlar. Çoluk çocuk hepsi rahatsız oluyor. Köyümüze farklı illerden gelip 'Burada cin varmış, köye gelen çocukları kesiyorlarmış, yakıyorlarmış' diye soruyorlar. 40 seneden beri bu mahalledeyim, ben hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. 200 yıllık bir köy burası. Eski ismi Uzunbarış. Şuan ki adı ise Mezit mahallesi. Üç çatallı gölge köyü diye bir ismi asla olmadı. Biz bu durumdan rahatsızız" BİNALARDA ÇEKİM YAPIYORLARMezit gibi Sulhiye Mahallesi sakinleri de cin söylentilerinden rahatsız. Mahalle sakinlerinden İdris Başaran, "Uzun yıllardan bu yana bu mahallede yaşıyoruz. Bu köy canlı bir köy. Yani insanlar oturmakta, yaşam sürmekte. Fabrikalarımız mevcut. Hiçbir sıkıntı yok. Fakat bazı insanlar Dabbe diye bir film izlemişler. Bu filmden kaynaklanan bir adres, bizim burayı gösteriyor. Tanımadığımız insanlar köyümüze gece saatlerinde gelip, kameralarla köyümüzdeki metruk binalara girerek çekim yapıyorlar. Bundan dolayı da bizi de rahatsız ediyorlar. Köyümüzün en çok rahatsız olduğu noktaysa; cinlerin var olduğunu yayınlayarak para kazanıyorlarmış. Esas maksatları para kazanmaktır. Köyümüzde böyle bir şey olduğunu biz ne gördük ne de duyduk. Köyün yaşlıları da böyle bir şey duymamışlar. Yanlarında bir iki tane Suriyeli vatandaş getiriyorlar. Arapça yazıyorlar ama onlar da ne yazdıklarını bilmiyorlar. Fakat Arapça yazıları görünce toplum, burada cinlerin var olduğunu söylüyor. Bu çok yanlış bir durum" dedi.'ÜÇ ÇATALLI GÖLGE KÖYÜ DİYE BİR ŞEY YOK'Sulhiye Mahallesi Muhtarı Celalettin Cengiz ise köylerinde birkaç metruk ev bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti "Metruk ev birkaç tane var. çevresinde yaşayan insanlar var. Böyle bir şey ola onlar fark ederdi. Böyle bir şey olamaz. Cinli köy diye imaj yaratmaya çalışıyorlar. Bundan biz çok rahatsızız. Yıllardan bu yana ne biz nede büyüklerimiz böyle bir olay yaşadılar. Biz bu durumu Jandarma'ya bir çok şikayette bulunduk. Köyümüze gece saatlerinde gelip incelemelerde bulunan kişileri Jandarma ekipleri de denetlediler. Tamamen bir yerlerden duyup gelip burada incelemelerde bulunuyorlar. Burada öyle bir doğa üstü olmadı. Köyümüzün 200 yıldır ismi Sulhiye mahallesidir. Üç Çatallı Gölge Köyü diye bir isim asla olmadı. Böyle bir şey yok" sakinleri mahallenin içinde bulunan iki metruk binaya girip böyle bir durumun yaşanmadığını gözler önüne Haber Ajansı / Güncel Politika Güncel Haberler
bursa mezit köyü cin vakası